K’ANKA
Bir zamanlar Alsancak’ın dar sokaklarında, Karşıyaka vapurunda, Gürsel Aksel’in tribünlerinde yan yana duran çocuklar vardı. Sarı kırmızı atkılarını boyunlarına dolarken, aynı heyecanı, aynı sevgiyi, aynı hayali paylaşıyorlardı. O çocuklardan biri diğerine döner, gülümser ve derdi ki: “Sen benim kankamsın.”



İşte o gün, Göztepe K’ANKA doğdu. K’ANKA; yalnızca bir dostluk sözcüğü değil, Göztepe’nin taraftarıyla kurduğu en saf, en güçlü bağın adı oldu. Çünkü tribünde yanındakiyle omuz omuza şarkı söylerken, tanımadığın biriyle aynı anda sevinirken, hiç görmediğin birinin gözyaşını paylaşırken aranızda bir bağ kurulur. O bağın adı, işte “K’ANKA”dır. Tribünler büyüdü, nesiller değişti, ama K’ANKA hep orada kaldı. Çocukluktan gençliğe, gençlikten hayata uzanan yolculukta, Göztepe’nin sarı kırmızı sevgisini kalbinde taşıyan herkes, tribünde yanındakiyle K’ANKA oldu.
K’ANKA, Göztepe için yalnızca bir proje ya da isim değil; kulübümüzün taraftarıyla kurduğu en samimi, en güçlü bağın sembolüdür
. Çünkü Göztepe için “K’ANKA”
, dostluğun, omuz omuza mücadelenin, aynı hedefe yürürken kalplerin aynı ritimde atmasının
ifadesidir.
Göztepe’nin ruhu, sadece sahada alınan skorlarla değil; tribünde, sokakta, okulda, hayatta birbirine “K’ANKA” olan insanların sevgisiyle büyür.

K’ANKA, Göztepe taraftarının kulübüne duyduğu sadakatin, kulübün de taraftarına hissettirdiği güvenin sembolüdür. Bu bağ sayesinde Göztepe yalnızca bir spor kulübü değil; bir aile, bir mahalle, bir çocukluk hatırası, bir yaşam biçimidir. Taraftarın sevgisiyle güçlenen Göztepe, K’ANKA ruhuyla geleceğe umutla bakar.
Çünkü bizler için K’ANKA;
Gelecektir
Yeni nesillere bu ruhu aktarmak.
Sadakattir
Hiçbir koşulda kulübünü yalnız bırakmamak.
Sevgidir
Tribünde yan yana gelmek, omuz omuza yürümek.
Göztepe K’ANKA, kulübün sevenleriyle arasındaki bağı güçlendiren en sıcak ifade, en samimi selamdır. Dün sokakta başlayan, bugün tribünde büyüyen, yarın çocuklarımızla devam edecek olan bu dostluğun hikâyesidir.

